Çekici bir kadın erkeğin davranışını etkileyebilir mi?

Çekici bir kadın erkeğin davranışını etkileyebilir mi?

Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki; heteroseksüel erkeklerin etrafında çekici kadınlar olduğu zaman daha çok riskli hareketlerde bulunma ve daha çok para harcama eğiliminde oluyorlar. Dahası, yapılan bir araştırmaya göre erkek kaykaycılar eğer kadınlar tarafından izleniyorsa, herhangi bir yere çarpma olasılığı daha yüksek olan hareketler deniyorlar. Bir başka araştırma ise, erkeklerin üzerinde seksi kadın resmi bulunan lüks tüketimi ürünü varsa bunun için daha çok para harcamaya eğilimli olduğunu iddia ediyor. (Örnek: arabalar ve saatler)

seksi-kadın
Son zamanlarda yapılan bir araştırma, erkeklerin çekici bir kadın gördüğünden risk aldığı fenomeninin abartıldığını ve doğru olmadığını iddia ediyor.
Bazı bilim insanları bu etkilerin evrimsel bir nedeni olduğunu iddia ediyorlar: Çekici bir kadının varlığı erkeğin testosteron seviyesini harekete geçirip artırıyor, dolayısıyla seksüel görüntüler erkeklerin ‘kendi değerlerini göstermesine’ öncülük ediyor. Bir başka deyişle bu tarz davranışlarda bulunmanın erkeğin statüsünü belirlediği ve çekici kadınları etkileyebileceği düşünülüyor.

Her ne kadar yıllar içerisinde yapılan birçok araştırma bu düşünceyi destekler nitelikte olsa da, (literatürde bu düşünce romantic priming olarak kullanılır) the Journal of Experimental Pyschology: General’de yayınlanan bir makale bu fenomenin doğruluğunun sorgulanması gerektiğini söyleyerek önceki araştırmacıların araştırmalarının abartıldığını iddia ediyor.

Makalenin yazarı, sonuca ilk olarak bugüne kadarki araştırmalara toplu çözümleme yöntemi (meta analizi) uygulayarak ve devamında 8 yeni araştırma ile etkileri kopya etmeyi deneyerek ulaşıyor.

Toplu çözümleme 15 eski araştırmayı kapsayıp popüler bilimsel araştırma mekanizmalarıyla tanımlanıyor. Bütün araştırmalar tekrar gözden geçirildiğinde, araştırmalardaki bulgular istatistiki olarak bir anlam ifade etmiyor. Bunu basitçe ifade etmek gerekirse; sonuçlar, eğer doğru bir etkiden bahsetmek istiyorsak, maalesef bunu göstermiyor.Yazarlar, gözlemlerine dayanarak yayın yanlılığına karşı güçlü delillere ulaşıyorlar.

Geçmiş sonuçlarda problem çıkmasını şu sonuçlara bağlayabiliriz:

a) Yayın anlamında yanlılık olup sadece paylaştıkları yayınlar istatistiki olarak anlamlıdır.

b) Önceki araştırmacılar benzer sonuçlara ulaşmak için yanlış pozitif değerler uygulayan bilimsel uygulamalara gitmiş olabilirler. (Örnek: veriler toplandıktan ‘peeking’e ulaşılınca ve istenilen sonuç ortaya çıkınca, uygulama tamamlanmadan keyfi olarak sonlandırmak)

Sonrasındaki 1600 katılımcı üzerinde 8 çalışma yapılıyor. Çalışmalar arasında farklı metotlar uygulanıyor, fakat her birine romantic priming (romantik yemleme) dahil ediliyor. (Örnek: romantik bir yazı okumaya karşı nötr bir senaryo okumak, çekici bir kadın resmi göstermeye karşı başka cinsiyetten herhangi bir çağrışım yapmayan resimler). Bunu daha sonra ölçülebilir cinsel görseller (cinsel olarak veya sosyal risk almaya gönüllü olmak, tüketilebilir ürün veya servisler için para harcamaya gönüllü olmak) takip ediyor.

Peki sonuçta ne buluyorlar?

Hiçbir şey!

Evet, doğru duydunuz! ‘Romantic priming’ denilen yöntemin kullanıldığı 8 çalışma boyunca hiçbir etkiye rastlamadılar. İster romantik bir yazı veya ister seksi bir kadının resmi olsun bir fark gözükmedi. Ne erkekler risk alma eğiliminde oldular ne de lüks ürünler için para vermek istediler.

Yazar, araştırmanın sonucunu şu sözlerle ifade ediyor: ‘Sonuçlarımız gösteriyor ki, romantic priming’in karar verme davranışında anlamlı hiçbir etkisi yok!’

Bu noktada önceki araştırmaların ‘kesin kopyası’nın yapılamayacağını belirtmemizde fayda var; çünkü eninde sonunda önceki araştırmalarla kopyasının yeri, zamanı ve kimin tarafından yapıldığı aynı olmayacağı için küçük farklılıklar ortaya çıkacaktır. Yine de, şüpheli toplu çözümlemeler ve 8 araştırmanın başarısız kopyalama denemesi bu etkinin varlığıyla ilgili yeterli bilgi sunuyor.

Böylece, yapılan son araştırmalar erkeklerin çekici birini görünce her seferinde riskli kararlar, davranışlarda bulunma veya dikkat çekme isteğinin olmadığını ortaya çıkarıyor.

Bununla birlikte, eğer erkekler cinsel olarak uyarıldıysa bu, durumu değiştirebiliyor. Mesela; yapılan başka bir araştırmada cinsel olarak uyarılan kişiler (kadın ve erkek), açıkça risk almaya daha eğilimli oluyorlar.

Bu cinsel uyarılma araştırmasında, katılımcılara cinsel içerikli videolar izletilerek onları cinsel olarak kışkırtıyorlar ve bu durum romantic priming çalışmalarında kullanılan metin tabanlı açıklamalardan ve yabancıların fotoğraflarını kullanmaktan oldukça farklı. Buradaki sonuçta bize ‘romantic priming’in değil aslında ‘sexual priming’in (cinsel yemleme) bir olgu olduğunu gösteriyor.

Kaynak:

lehmiller.com