KONTROL MANYAKLIĞINI AZALTACAK 5 YOL

Annelerimiz genellikle hayatlarımızı kontrol etmeye çalışıyor. Kendi annelerinden gördüğü hayatları kontrol etme yetisini, mükemmel bir şekilde hayatlarına entegre edip kendi ailesine karşı uyguluyorlar. Büyüdüğümüz zaman bu özelliklerinden vazgeçmeye çalışsalar da bu her zaman kolay olmuyor.

Aslında bu durumu hoş karşılamasak da, onlar her zaman bizim için en iyisini istiyorlar. Annelerimizin bu tutumunun altında, onlar doğru yolu göstermezse bizim muhtemelen yanlış yönlere sapacağımız bilinci yatıyor. Yanlış yöne saparsak ne yapacaklarını bilmediklerinden bu durum onları bizi daha da kontrol etmeye teşvik ediyor.

Çoğumuz annelerimizden aldığımız mirasla kendi ihtiyacımız dahilinde her şeyi ve herkesi kontrol etmeye çalışıyoruz. Bazen neyle çevrili olduğumuzu anlamamız ve ondan kurtulmamız vakit alabiliyor.

Çevremizdeki insanlara dışarıdan bir gözle bakıyormuş gibi yapıp onun dramasına sadece bir bakış açısı sunduğumuzu düşünüyor ve o insanlara duygusal olarak bağlı olmadığımızı düşünüyoruz.

Ne büyük bir yanılgı! Esasında karşımızdaki insana duygusal olarak bağlıyız ve verdiğimiz öğütleri almasını istiyoruz, çünkü bunun, onun için açıkça doğru olduğunu düşünüyoruz.

Gerçekçi olalım! Hangimiz başka insanın hayatı için doğru olan şeyi bilebiliriz ki?

Yakın zamanda ruhani açıdan kendini son derece geliştirmiş bir arkadaşımla, ortak bir arkadaşımız hakkında sohbet ediyordum ve onunla ortak arkadaşımızın ne kadar yanlış bir kadınla beraber olduğu üzerine tartışıyorduk. Ben ona ilişkideki bütün tehlikeleri anlatıyordum. Aslında arkadaşımızın kendisi de durumu biliyor; ancak yine de ilişkisini bitiremiyordu. Arkadaşımın benim uyarılarımı ve önerilerimi dinlemediğinden dert yanarak ‘ Bu büyük hatadan dönmesi için daha ne söyleyebilirim?’ diye sordum.

Arkadaşım sakince cevapladı: ‘İhtiyacın olan her şeyi söyledin. Şimdi onun hayatını kontrol etmekten vazgeçip ruhunun bu deneyimi yaşamasına izin vermelisin. Belki de ruhu bu korkunç, yıkıcı ilişkiyi yaşamalıdır ki öğrenimini bir sonraki seviyeye taşıyabilsin.’

Bunu nasılda görmemiştim?

Gerçek şu ki, hiç kimse başka insanın hayat yolculuğunu bilmiyor. Bu yüzden insanların kendini iyi hissetmelerini sağlayacak seçimler yapmalarına izin vermeliyiz; çünkü bizim için iyi ve doğru olan başkası için olmayabilir.

Başka insanları kontrol etmeyi bıraktığımızda, hayatımıza büyük bir enerji akışı gerçekleşecek. Bu enerji akışını görecek ve hissedeceğiz.

Heather Plett ‘holding space’ yani sevdiğimiz kişilere ‘alan bırakma’ olayını arkadaşlarımızla hayat yolculuğunda ne olursa olsun onları yargılamadan ve sonuca etki edecek şekilde davranmadan beraber yürüme olarak tanımlıyor ve ekliyor: ‘Her zaman onların yanında oldum; ama onların kendi yollarında yürümelerine izin verdim’

İnsanları karar almaları konusunda rahat bırakma ve bu konuda umut bağlamama, bize birçok avantaj sağlıyor. İşte sizi motive edecek bazı faydalar:

1.Kendinize odaklanmanız için daha çok enerjiniz olur
Başkalarının hayatları hakkında endişelenmeyi ve her bir arkadaşının problemini kafanıza takıp onları çözmeye çalışmayı bıraktığınızda hemen hayatınızdaki değişimi fark edeceksiniz.

Olayın içindeyken başka insanların problemleriyle uğraşmanın yarattığı bunaltıcı havayı anlayamayabilirsiniz; ancak insanları kendi problemlerinin çözümü konusunda rahat bırakırsanız, kendinize odaklanabileceğiniz daha çok enerjiniz olacaktır.

2. Bir şeyleri düzeltmek yerine kendinize dinleme yetkisi verin

arkadaşlar-sohbet

İnsanlar her zaman problemlerini çözmenizi istemezler. İhtiyaçları olan sadece sizinle konuşmak ve paylaşmaktır. Kimse ne yapılması gerektiği tekrar tekrar duymaktan hoşlanmaz.

İnsanlar üzerinde kontrol kurmaktan vazgeçmek ve onların problemlerini çözmeye daha az vakit harcamak sizi daha iyi bir dinleyici yapacaktır.

3. Güveninizi geliştirin
Neyle çevrili olursak olalım, her deneyimin iyi bir amaca hizmet ettiğine inanın ve çevremizdeki insanların başına gelen olayların iyi bir amaca hizmet ettiğine karşı güçlü bir güven duyun.

Kontrolü elden bırakarak bazı şeyleri oluruna bırakmanız, sonuçlarıyla sizi şaşırtacak olsa da unutmayın ki herkesin mutlu olacağı mükemmel bir son planlayamazsınız.

4. Kontrol altına almaktan vazgeçme çevremizle ilişkimizi güçlendirecektir.
Ne zaman ki annem iplerimi saldı, o zaman birbirimize daha yakın olduk. Onun için ne kadar zor bir durum olduğunun farkına varıp, ona daha çok saygı duydum.

kukla-oynatma

Çevrenize sürekli ne yapması gerektiğini söylemeseniz bile, onlara ‘Senin en iyi kararı vereceğine inanıyorum’ demelisiniz. Bunu söylemek, tercihinde ortak fayda olduğu düşüncesini güçlendirerek ilişkinizi sağlamlaştıracaktır.

5. İnsanları gözlemleyerek yeni şeyler öğrenebiliriz.
Her zaman bütün cevapların sizde olduğunu düşünebilirsiniz. Buna rağmen hayatımızda birçok kere darmadağın olduk. Bu da açıkça başka insanların hayatlarını ve yaptıklarını gözlemleyerek dersler çıkarabileceğimizi gösteriyor. Gelecek sefer kendimiz aynı durumda kaldığımız zaman, arkadaşımızın aynı durumda kaldığında yaptığını doğru bulup kendi hayatımızda uygulayabiliriz.

Eğer başkalarının hayatlarını kontrol etmeyi bırakmanın nedenleri üzerine derinlemesine düşünürsek, insanları kendi yollarını seçmekte özgür bırakmaları için birçok neden bulacağız. Doğru veya yanlış olsun bu bizim kararımız değil sadece onların kararı, bunu unutmamamız gerekir.

Kaynak:

tinybuddha.com